
Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun geçici olarak durması veya ciddi şekilde azalmasıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Bu duraklamalar genellikle 10 saniyeden uzun sürer ve gecede onlarca kez tekrarlanabilir. Sonuç olarak kişi tam dinlenemez, sabah yorgun kalkar ve uzun vadede kalp-damar sağlığı dâhil birçok sistemi etkileyen ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Uyku apnesinin en yaygın tipi Obstrüktif Uyku Apnesi (OSA)’dir. Bu durumda, uyku sırasında boğaz kasları gevşer, dil kökü geriye kaçar ve hava yolu tıkanır. Beyin bu tıkanıklığı fark edip kişiyi kısa süreli uyandırır — kişi genellikle bunu hatırlamaz ama gece uykusu sık sık bölünür.
En sık görülen belirtiler:
• Gürültülü ve düzensiz horlama,
• Uykuda nefesin durması veya ani uyanmalar,
• Sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu,
• Gün içinde aşırı uyku hali, konsantrasyon güçlüğü,
• Sinirlilik, unutkanlık veya depresif hisler,
• Uzun vadede yüksek tansiyon ve kalp hastalığı riski.
Op. Dr. Metin Yetkin, uyku apnesi şüphesi olan hastalarda endoskopik burun ve boğaz muayenesi, hava yolu değerlendirmesi ve gerekirse uyku testi (polisomnografi) ile tanıyı kesinleştirir. Bu değerlendirme, tıkanıklığın burun, yumuşak damak, dil kökü veya geniz düzeyinde olup olmadığını ortaya koyar.
Tedavi, apnenin derecesine ve nedenine göre kişiye özel planlanır:
• Hafif ve orta düzey apne: Burun tıkanıklığı giderilir, kilo kontrolü ve yaşam tarzı düzenlemeleri yapılır.
• Üst solunum yolu darlıklarında: Radyofrekans, ve cerrahi yöntemlerle tıkanıklık açılır.
• İleri düzey apne: Uyku sırasında solunumu destekleyen CPAP cihazı veya kombine tedavi yöntemleri uygulanır.
Ataköy kliniğinde modern tanı cihazlarıyla hizmet veren Op. Dr. Metin Yetkin, uyku apnesi tedavisinde yalnızca horlamayı değil, oksijen dengesini, kalp sağlığını ve yaşam kalitesini korumayı hedeflemektedir.